
Birleşik Alanın Keşfi
Dr.John
Hagelin, birleşik alanın bilinç alanı olduğunu keşfeden öncü fizikçilerden.
Maharishi, "Transandantal Meditasyon'da bilinçli zihin kendine yönelmeye başlar
ve bu, bilincin sadece kendine yönelik olduğu insan bilincinin en basit formudur.
Bilincin bu kendine yönelme hali doğal yasanın birleşik alanıdır." demektedir.
Fiziğin süpersimetrik birleşik alan teorileri bu birleşiklik halini ortaya koyar
ve yaratılmış olan farklı form ve olgular kendi içinde etkileşen dinamikler yoluyla
ifade edilir.Bilinçli zihin kendini Transandantal Meditasyon aracılığıyla birleşik
alanla tanımladığında insan bilinci kendi tam potansiyeline açılır ve bu, doğanın
zeka potansiyelinin tümüdür.
Sonuç
Transandantal Meditasyon aktif düşünen zihnin dinginleşerek transandantal bilince, yani saf zeka alanına ulaşmasını sağlar, ki burada zihin sınırsız, kendine yönelmiş ve sessiz haldedir. Bilincin bu kendine yönelme durumu doğal yasanın birleşik alanıdır.
Uygulama
Sonuç olarak düşünce ve eylem kendiliğinden doğal yasanın evrimsel gücüyle gittikçe
daha uyumlu hale ulaşır. Bu temel düzeyi harekete geçiren Transandantal Meditasyon,
bireyin günlük yaşamında mükemmel sağlık, mutluluk ve başarıyı doğal özellikler
haline getiren ve insan yaşamını tam yüceliğe ulaştıran basit bir işlemdir.
Son 20 yılda teorik fizik konusunda yapılan ilerlemeler, doğanın temel kuvvetlerinin
gittikçe birleştiğini gösteriyordu ve yakın zamanda, en son noktada hepsinin birleşik
alan teorisine uyduğu keşfedildi.
Bilimadamları TM' nin etkileri üzerinde çalışmaya ilk defa karar verdiklerinde önce
bedenle ilgilendiler.
Neden? Çünkü zihin ile beden arasında çok yakın bir bağıntı vardır. Araştırmacılar
her bilinç durumunun fizyolojik bir işleyiş tarzına sahip olduğunu biliyorlardı.
Örneğin, gece uyuduğunuzda beyin dalgalarınız, kalp atışınız, soluk hızınız ve diğer
fizyolojik işlevleriniz de yavaşlar.
Aynı doğrultuda bilimadamları TM yaparken zihin sakinleştiğinde ve daha uyanık olmaya
başladığında, zihin ile beden arasındaki yakın koordinasyona bağlı olarak tüm fizyolojinin
de değişeceğini ve bununda ölçülebileceğini tahmin ettiler.
TM'nin fizyolojik etkileri üzerine çalışmalar yapan ilk bilim adamı, Dr. Robert Keith Wallace (UCLA, 1968) oldu. Dr. Wallace, TM süresince tüm sistemin özgün ve derin bir dinlenme ve gevşeme durumu kazandığını ve bunun gözlerin kapalı olduğu klasik dinlenme biçimine kıyasla çok daha derin bir deneyim olduğunu saptadı. Ayrıca stresin azaldığını gösteren bazı biyokimyasal değişikliklerle beraber "iç uyanıklığın artmasını" veya dinlenmiş bir zihin uyanıklığı durumunu gösteren EEG ya da beyin dalgalarında değişiklikleri de gözledi.
Kaynak